Öyküler

18 Aralık 2015 Cuma

Der zweite Weltkrieg und Kraepelin (Hoppla!!!) gercekten zirvaliyorum



Anlamıyorsunuz. (Ihr versteht es nicht.) Çok ciddi. Geri dönmek ve bakmak istiyorum. Sorun sadece Nedamet Mezmurları değil. Nedamet Mezmurlarını her dile çevirebilirsiniz çünkü çoktan çevirmişsinizdir. Anladınız mı? Anlamadınız. Vaktiniz geldiğinde Nedamet Mezmurlarını kendi dilinizde zaten okursunuz, dön babam dönersiniz. Kimse size Nedamet Mezmuru dayatmaz ve herkesin yolu eninde sonunda Nedamet Mezmuru'na düşer. Karıştınız. (ethnologisch gemischt) Zaten karışmıştınız. (ethnologisch schon gemischt) Bunun Hitler ile hiç bir alakası yok. Hatta Goebbels ile bile alakası yok. Goebbels altı çocuğu ve sonrası Seventh Son of a Seventh Son Iron Maiden. Tuhaftır ki gerçekten böyle oldu. (Kreis war auf diese Art und Weise umgedrongen?) Şecere kayıp. Kaç tane sahte şecere doldu peki? Goebbels'i artık rahat bırakın demek isterdim, ama Goebbels garip bir herif! II. Dünya Savaşı'nı yanlış yerde aradınız. "Heil Kraepelin!" demiştiniz oysa. Tabii, bir noktadan sonra bilimsel takılmak gerekiyor. Şimdi göremediğiniz şey hala "Heil Kraepelin!" diyorsunuz, bana işkence ediyorsunuz. Bana sadece Cihat (bir etnolojik zorunluluk olarak) işkence etmedi. Uğradığım işkence kurumsaldır ve II. Dünya Savaşı düzeninin (böyle bir düzen vardı, bazen savaşın düzeni vardır hatta genelde savaşın düzeni vardır) alttan alta varlığını sürdürmesidir. Bir anlamda ya da belli kıstaslar içerisinde II. Dünya Savaşı hiç ama hiç kesintisiz devam etmektedir. çok korkunç bir şeyden bahsetmiyorum. Sıradan, olağan. Alışınca başa çıkabiliyorsunuz.

Kraepelin sizi karıştırdı ve siz kendinize "rein" dediniz ve bu iş "Mein Kampf" kurallarına göre olmadı, olamazdı zaten. Nasıl olsun? Dış aktörler, dış aktörlerin bir kısmının iç aktörlere dönüşmesi, büyük aktörler ve aktrisler! Sonuçta hepinizi Kraepelin Genesis 1:28'e göre karıştırdı. Üzgünüm, hakikat. Kaçış yoktu! Kraepelin'in karıştırma kurallarına uymadığınız ölçüde hasta ilan edildiniz ki toplama kampları kadar korkunç ya da değil, kapatıldınız. Aslında tabii ki karışmadığınız için kapatılmadınız. Karışmama iradesi demek delilik demek psikoz demek, sır paylaşmamak sadece kendi sırlarını üretmek ve yanındakilerin konuştuğu dilden kopmak demek. (Urtorheit) Yani Kraepelin sizi bir yere kapatmak zorundaydı hem de birbirinizle pek de karışmamanız gerekiyordu artık. Bu çok ama çok karanlık bir konudur ki belki geri dönerim. Bir bilinmeyene doğru kapatıldınız. Karışmak istemediğiniz için. Rein kalmak istediğiniz için. bir yandan komik tabii. Rein kalmak istemek her zaman komik bir konudur. İş ne zaman Freud'a kadar uzandı, ben bilmiyorum ama işin o kısmı fecaat. Birinci kuşak psikanaliz Sahte Hz. Yusuf'u (1950's American expression is gay) yarattı, yarattığı ölçüde de inkar ederek biyolojize etti ve doğallaştırdı ("hepimiz biseksüeliz" argümanı). Makalenin adını unuttum,  "Paranoia and Some Neurotic Mechanisms" James Strachey çevirisi. Aslında etnolojik olarak punaluan yeminine denk düşüyor. Görüyorsunuz savaş bu. Zaten işkence çekiyoruz bir biçimde. Bunu aktarırken korku doluyoruz ama savaşı savaş yapan ne yazık ki aktarılmış dehşeti, korkunç demografisi değil. O demografiler, Eski Ahit'le karşılaştırılmadığı müddetçe korkunç şişirilmiş olabilir ve demografi halkı haklardan koparır. O yüzden Eski Ahit'e geri dönmek ve okumadığım bölümleri dikkatle okumak istiyorum. Sürgünler! Sürgünler ve zaman ve zamansal döngüler. İşte savaş: imtina, punaluan yemini ve bu arada dönen zincirleme trafik kazalarının ekonomiye yansıması (butterfly effect). Kelavlardan ve kelavların ekonomiye etkisinden bahsetmedim, bir saygı duruşu. Bu formülümü sevdim. Size böyle yansımamıştı. Oysa "psikolojik savaşı" ne kadar severdiniz! Hem ne kadar sudandı ve kimseye zarar vermiyordu hem ne kadar tutkuluydu! Zarar vermiyordu öyle mi? CANIM, KRAEPELIN SİZİ HALA KARIŞTIRIYOR!!! gittiğiniz her psikiyatr size "Heil Kraepelin!" demek zorunda yoksa psikiyatr olamaz.

Geri dönmek istiyorum. Kavimler Kabalasına geri dönmek kendimi tecrit etmek istiyorum, ama başaramıyorum. Gülmeye ihtiyacım var ama artık gülemiyorum. Freud'a bu iş nasıl intikal etti? Schreber komplosunu bilir misiniz? Bu bir iddia tabii. Fason da olabilir, pek iddia sahibi değilim. Schreber, bıyıklı bir trans kadın değil, sivil bir kadrodur. Mektuplara geri dönersek (Urbriefe des Schrebers). Oysa ben sadece Eski Ahit'e geri dönmek ve zaman aralıklarını hesaplayarak, kavimleri oturtmak istiyorum. Dürüst olun, Anne Frank'tan çok daha eğlenceliyim. Samuel, Krallar, bir iki bir iki... elbette Freud'un Vaka Öykülerinin çoğunu okudum. "Sıçan Adam"ı bilir misiniz? Şimdi ben bir "Sıçan Adam"ım ve herkes iğrenç bir biçimde bana Hanımefendi diyor. Hanımefendi siksin sizi bile diyemiyorum. Bunun savaşla bir ilgisi yok. Tabii İlyada'yı araya sokmak istersiniz şimdi. II. Dünya Savaşı'ndan ve I. Dünya Savaşı'ndan daha az komplolu değildir. Kafam dümene çok basmaz, ama bu kafamın kumpasa ve komploya basmayacağı anlamına gelmez. Anam ne zavallıklar gördüm savaş adına, ne savaş dehaları ne salak replikler attı. Ve ben! Ve ben! Şimdi kendi etnolojim içinde boğulup giderken onlara ne kadar gülebilirim ki!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder