Öyküler

13 Mayıs 2016 Cuma

Bitmez. Sirke kadar sert. Vatansızlık -sirke kadar sert. Ödünç hayatlara mahkum bırakılmak, dilsizleştirilmek. Dilin olmayan bir dilde 36 yıl konuşmaya mahkum edilmek. Oysa bu dil senin değil, hiç olmadı ki! Bu toprak senin değilse bu dil senin nasıl olabilir? Uzlaşabileceğin anda bile uzlaşamaz hale gelmişsen... Sen uzlaşmak istemiyorsun ki! Sen sadece ne olmadığını, ne olmayacağını hatırlatmak istiyorsun. Tam uzlaşacaksın, tam uzlaşacaksın... Bitmez, sirke kadar sert. Ananı babanı azletmişsin, yüreğin pır pır etmemiş. Balçık çöllerde kalakalmışsın. Türkiye Beylikdüzüdür. Nokta. Başka Türkiye yok. Türkçe senin ağzına iğreti, sana tenezzül edip verdikleri bir vatandaşlık dili. İyi düşündün mü, ana dilin değil. Üç dört dil karıştır, ana dilsizleşmeye başlıyor. Sürgün dilleri ana dilsizleştirir, iyi düşündüğünde. Bakıyorum da kendi evim diyemiyorum bu dilsizlikte. Özlem ana vatanıma! Beylikdüzü'nü neden hatırlayayım ki? Sirke kadar sert bir his. Sivri. Hapsedildiğim şu balçığa her gün hapsedildikçe daha da soğuyacağım, ana vatanımı özlerken beni hapsettikleri şu balçık diyarlarda ben her gün insanlığı kalmış herhangi bir insan gibi ana vatanımı özleyeceğim!!! Ana vatanım da olmasa, matrak olurdu! Uzayda yaşardım. Yaşamadım mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder