Öyküler

18 Haziran 2016 Cumartesi

Buranın kalite iyice düştü. Valla iyice içe kapanıp bira öykü möykü yazmaya odaklansam ya! Roman yazmam gerekir belki bir gün? Tek başına roman yazmak zor iş, imkansız gibi. İyi bir editör bulmak bu devirde imkansız (yani editörler kötü olduğundan değil, editörler ziyadesiyle iyi). Valla güzel enteresan haremlik kurduğumdan beri iyice asosyalleşesim var. Zaten 52 kart. 53 müydü? Dört papaz, dört vale, dört kız, dört onarlık. 52. Briç bilmeye gerek yok: "breach" "bridge". Yeter. Civil Union'dan başlarız. Aaa, iki joker de var! Civil Union: Italy + Greece + Northern Cyprus. Bitti, birinci paktımız çıktı (1053 ve Türkçe enteresan bir sonuç. Henüz sonuç değil.) İkinci Pakt: Greece + Israel + Southern Cyprus (Resmen Yeruşalim Patrikhanesi, Konstantinopolis'ten geçerse için Konstantinopolis Patrikhanesi, yoksa sadece Roma'yı dışlıyor, yani doğal olarak içinde Konstantinopolis var).

Her neyse, bu paktlar bitmez. Üçgen çizen çizene. Ne demiştik? Haremlik-selamlık. Haremlikten selamlığa kaçmayı beceren olursa? 12. Gece aslında. Duke Ambrose'u bulan fırtınadan kurtuluyor. Kim yazıyor bunları? Kim bu editörler? Kim bu redaktörler? Duke Ambrose maça papazıdır, maça valeye yakın bir şey. Aziz Ambrosius diye de geçer Cebelitarık civarlarında. Aziz Ambrosius Aziz Augustine'in babasıdır. Biraz genç bir baba. Aziz Augustinus da Aziz Ambrosius'un oğludur. Babadan Oğul'a ya da Oğuldan Baba'ya. Tabii Baba diyince Ouranos (Göksel Babamız) Oğul diyince Xristos. Aziz Ambrosius ile Aziz Augustinus bir Baba-Oğul modeli temsili. Octavianus Augustus döneminde Oğul, Baba'dan Oğul (arada üç yüzyıl var) Bir yüzyıl öncesinde de sapkın Mani var.

Strüktürü kurmak çok zor olduğu gibi birileri bu strüktürleri çoktan yıkıp kurmuştur bile. Ne zaman yazıyorlar anlamıyorum ki? Hızlarına yetişemiyorum. Ama yapıdan modele expository writing derken. 1. yüzyıl 3. yüzyıl ve 4. yüzyıl sonu. Zaten 5. yüzyılda Filioque sorunsalı her yerde patlak verir. (Septuaginta Herstellung ise 2. yüzyıldı)

Şimdi bu Filioque'yi Schreber'e yapıştırmak olmaz. Coğrafya tutmaz. Zaman makinesi o kadar da berbat çalışmaz. İçin için o safkan İtalyan coğrafyanın hayalini kuruyoruz. Oysa Aziz Ambrosius Latin değil. Milanlı. Cebelitarık nereden çıktı? Dido ile Aeneas'ı okumadığım için şanslıyım. Bir Dido eksikti!!! "Dido dildo hehehehe!"

Vergilius Aeneas, Ilyada biter Aeneas başlar. Aeneas sanıyorum ayağını İtalya'ya basan ilk "Yunan" (hiç sevmiyorum bu kelimeyi, Grek daha iyi) Amaaan! Umberto Eco olacak halim yok bu yaştan sonra. Alt tarafı 52'lik desteden haremlik-selamlık çıkaracaktım. 5. yüzyılda haremliğin selamlığın işi ne! Ooooofffff! Yok kardeşim ilgilenmiyorum! Katolik Katolik Katolik! Sonra Jüstinyen ile Theodora geliyor. Tuhaf bağıntı. Schreber'den beter! Sonra da bu adamlar geliyor. Sorun şu hem bizimkiler hem bu adamlar dönüp dönüp yeniden farklı isimlerle geliyor. Ben bunu ancak expository writing sınırları içerisinde anlatabilirim. Yani tarih diye yazmaya kalksam gülerler.

Bizimkiler? Şimdi İtalyan? Latium değil. Herkes öyle Latium'dan gelemez kolay kolay. Yahudiler? İtalyan ile kırılınca İtalyan Yahudi oluyor, yani bildiğin ne deniyordu ona. Faizci diycem şimdi. 'Usury' miydi? Banka öncesi adam. Bizimkilerde de var. Bizimkiler kim? Grek komşu. Yani bu bankacılık olayı Grekoromen bir olay diyebilir miyiz?

İyice coştum. Zavallı Schreber! Yakışıklı da adammış. Kuzenim Karl Jozef de tam tutacak adamları tuttu sanıyorum. Kuzen, hakikaten benimle bir sorunu olmayabilir. Karar veremiyorum, anlayamıyorum. Schreber'i 2002 yılından önce tanıyor muydu? İnternetten savcılık takibi yapmış olduğu kesin ama iş bu kadar uzadığına göre. Ne fark eder! Kuzen Jozef I, kuzen Jozef II ve Schreber. Jozeflerden birine Elisabeth dediğin an Schreber kendi eliyle belediyeden nikah memuru diye geliyor. Garibim! Yazık! Nedir bu adamın çektikleri! Ve çektirmiş oldukları! Buradan bir pakt çıkıyor. Devir Konstantinopolis kayyumları devri olduğu kadar Harun Reşid'in uluslararası (acaba?) detektifleri dönemi. Tuta tuta Harun Reşid'i mi tuttun? Sen bahtsızmışsın! Harun Reşid'i tutmasan Carolus Magnus'u onu tutmasan Mehmed Han'ı onu tutmasan II. Abdülhamid'i onu tutmasan Gomidas'ı (bu ben oluyorum artık) tutuyorsun. Amaan! Oysa roman yazmak teoride basit iş. Bir sinopsis kuruyorsun. Epizodları belirliyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder