Öyküler

19 Haziran 2016 Pazar

Schreber IV

Yok harbiden sıkılmışım. Bu mesafeden bile sıkılmışım. Zavallı Schreber! Ne yapsa olmuyor. bir de kayınpederini görseniz. Adamcağız ne yapsa olmuyor! Eh, kayınvalide de tam o gıcık tiplerden. Daha da beteri. Yanına bile varılmıyor. Gelin de annesine bir yapışık, sümük gibi. Fakat adam da anlamış meseleyi kafasına göre bir matematik tutturuyor. Her zaman yaptığı gibi. Fakat bu matematik de ciddi güven sıkıntısı yaratıyor, karşılıklı. Her zamanki gibi. Problemler daha şimdiden kronikleştiği için çözülmüş bir yandan. Görseniz 80 yaşında dedeyle nineden bahsediyorsunuz. Sıkıntı belli: Lidyalılarla Frigyalılar. Vay sen bana üç kilo sikke verdin ben senden sadece üç bakır sikke istedim, yok sen vıdı vıdı bir bitmedi çenen. İkisinin de başına taş yağsa çift olarak gömüldüler şimdiden. Taş olarak. Ağacı geçtim, taş olmuşlar zavallılar. Ah, Schreber! Zamanında geri zekalıymışsın ben ne yapayım? Sırtımdan şiş (alın teri de demiyorum sırt, timsah sırtı) sonra gel o paraları burnuma sok. Belki de sızıntı yaptılar. Sen öyle saçmalık yapmadın. Fakat yapmamak gibi bir lüksün de yoktu tarihsel olarak. Salaklık! Herkes yapsa kaç yazar, üç kişi yapsa kaç yazar. Hepimiz gazozcuyuz. Gazoz ağacının dibince kim elmacı teyze olmak ister ki! Gazozcu en komiği. Üç aşağı beş yukarı da aynı iş. Sanıyorum zaman da böyle böyle geçiyor.

Güvensizlikler de bir abes. Sen Londra'da otur ben Dublin'de oturacağım. Dublin Davut'a Davut da Davut yıldızına. "Seni Freddie Mercury filan mı yolladı? Samimi soruyorum." Narsistik cümle değil, şizoaffektif paranoya. Hezeyan üst safha. Güvensizlik bile bu kadar komik olunca çok güvensizlik olamıyor. Diğer çocuklar da ihtiyar kadını işletiyorlar. İşletir çocuklar. Öfke var tabii. Had safhada. Sonuçta kimse anneannesi gibi Sarah olmak istemiyor. Rakel yeter. Rakel'e bile öfkelenmiş. Niye bu kadar stokta tuttun? Bir de dünyanın şamatasını kopardın. Ben de yaşadığımızı gençliğimizde yaşamışız artık. Ne kadar güzeldik, ne kadar yakışıklıydık ve ne kadar enayiymişiz diyorum. Kızacak birtakım kadınlar bulmuş gibi görünsem de esasen onların papalarına çok ama  çok kızıyorum. Schreber, bunu anlamaz. Yok, çok kızdım. Bu kadar geri zekalılığa çok kızdım. İnsanlar bir insan gençliğinde mutsuz olsun diye bu kadar organize biçimde bilimsel deney yapamaz! Artık fark etmiyor. Ağaç bile değiliz Schreber. Taş olmuşuz taş.

Sen de Sokrates gibi gezin dur. Durumu anlamaya çalış! Araya kaç hanedanlığın kaç taret bezi tutucusu ibrikçibaşı bürokratı... Yok bugünden bile bahsetmiyorum. Düne dönüp retrospektif olarak küfrediyorum. Sürekli yanlış matematiği tutturan doğru matematikçi Schreber. Yanlış kadınlardan akıl aldığı kesinmiş. Adam da ayan beyan söylemişti "eski kız arkadaşım aldattı". Ayakta uyu! Sahil şeridi de ortada. Gizli bürokrat kadının gizli bürokrat biyolojik annesi ikinci dereceden üstsoy akrabam, kendisi de ikinci dereceden yansoy akrabam. Zavallı Zarrab'ın bizim yüzümüzden çektikleri. Anlamadım Schreber. Yıllarca anlamadım Schreber. Sen de yıllarca anlamadın. Sorun ne anlamadın. Birincisi, bir noktadan sonra aslında hiçbir sorun yoktu. Çok iyi vakit geçiriyordum. Daha o zamanlardan epey geçkince bir tip olmama rağmen. Ama sürekli çok üzgündüm ve çok gülme krizi geçiriyordum. Sen de bir merak edip psikiyatrıma bakmışsındır. Kim bu adam diye. Öyle miydi? Sahiden, öyle miydi? Bilemedim. Merak da etmedim. Gazoz ağacı merak etmez. Her neyse! Senin o zaman anlamadığın şey, annesiyle dertleşen tiplerden değildim. Yakın kadın akrabalarıyla da. Kuzin de her zaman kuzindir, kim kim olursa olsun. Ya da bunları biliyordun ve Yahudi olmadığın halde Rakel-Sarah deneyi peşinde miydin? Arkadaşların daha yakın zamanda sık sık söylüyordu "Git bir konuş kadınla istersen." Yok. Korktun. Aslına bakılırsa ben de korktum. Kazık kadar adamlar çoluk çocuğa eğlence olduk, bekliyoruz. Bir yandan Matrix II'nin sahnesine bak korkulmayacak gibi değil ilk bakışta. Fakat sonra şunu diyor insan: "Bu kalabalıklar tarih. Ne yapmalarını bekliyordun?"


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder