Öyküler

19 Haziran 2016 Pazar

Schreber V

Aslında bebeğim ya İsfahan'da yaşıyorsun ve insanüstü iyilikte bir performans sergiliyorsun ya da Kanada kredi notunu B +'nın altına düşürdü. Sence de iyi niyetim üzerinden biraz fazla oynamadın mı? Annemi -yani biyolojik annemi, beni değil- unutuyorsun. Ben burada tek başıma  30 sene ağaç olabilirim, bir sıkıntı yok. Sabırlı bir insanım. Fakat üç ay sonrası için planlamaya çalıştığımız tatil şimdiden iptal söyleyeyim. Kadın çok sıkıldı. Tatile çıkmak istiyor. Benim istemediğim ve sıkıntıdan patladığım bir yere. Tabii bu tatile şu ya da bu şekilde çıkılacak, fotoğraflar da ben isteyeyim ya da istemeyeyim paylaşılacak. Millet gülsün diye tabii. Sorun bu da değil. Sen benimle bir çay-kahve içene kadar benimle tatile çıkan annem üç ay sonra nereye gitmeme izin vermeyecek -manik depresif olma bahanemle- İzmit'e bile gidemeyeceğim. Bu kadın yüzünden hiçbir yeri gezemiyorum, ama gerek de kalmadı. Bir Aksaray-Laleli-Eminönü bitti. Oralara izin veriyor sağ olsun! Yalnız gezmek çok eğlenceli. Zaten gençliğimizde konuşacak her şeyi konuştuk. Matematiğine hayranım ama! Kendi matematiğim de fena değil. Mecburen. Hayatta kalmaya çalışıyorum. Beyhude bir çaba! Annem (biyolojik annem, ben değil) torun istemiyor. Kesin! Kesin bilgi. Dolaylı yoldan değil, açık ve net biçimde sapkın bir deneyi bitirmek için (içinde kalmış kadının, zorla 22 yaşında uçurmuşlar bizim hainler) son derece dikkatli ve diligent biçimde çalışıyor. Her genç kadın gibi annesine (bu durumda Sarah) küfrediyor. Annesini aşmaya çalışıyor. Zaten annesini aşabileceği tek nokta da bu. Ağaç yetiştirmek. Aşmış gibi de görünüyor.

 Bu kadar, kişisel alma. Kim gelse gıcık kapacaktı. Bana hava hoş olur mu, sonunda üzülür müyüm bilmiyorum. Rakel'e bile küfrettiğime göre olmayabilir. Bakalım. Romantizm o kadar bitmiş ki bu romantik bir durum. Tarihsel olarak da edebi olarak da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder