Öyküler

23 Haziran 2016 Perşembe

Schreber'e

Tamam. Tamam. Hep beraber Duyun-u Umumiye şeklinde Schreber'iz ve batıyoruz. Bu geceki his bu. Normalde empati kurmamayı öğrendim. Geç de olsa.Ama bazen hissi ağırdır. Ahşap boyası dökülmüş, konstrüksiyonu çöktü çökecek büyükçe bir yalı gibi. Yalı severim ben çok. Bir ara ödev hazırlamıştım. Çok eğlenceliydi. En büyük yalıda oturmak zorunda kalan batıyor. Bir de üç dört kişiyse. Tam Gürpınarlık. Daha doğrusu Fatma Aliyelik sanırım. Ben sevememiştim. Pasaportumu münasip bir tarafıma soksam iyi olur sanıyorum. Hakikaten birey yok, yapı var. Bir yandan da Salem. Bu geceki hissiyat bu. Sanıyorum uydurduğum mavallara kandığım bir akşam. Ben bunları anlattım birileri de not etti. Maval filan da değildi. İnsanlar da sadece hatırladılar. Kimse sıfırdan dinlemedi. Hortladık. Bizden hortlak olur, başka da bir şey olmaz. Kalanlar da küçük burjuva olurlar. Millet de uyanık anında "gelin". Gelin olunca ayrımcılığa uğruyor bir de batağı görmüş bataktan tam vaktinde elini çekiyor. Bence batak daha eğlenceli. Didon Paşanın kızı diye dalga geçtiklerim dahi hortlak. Tamam. Nokta. Ya da değil.  Normal bir kadının hissetmesi gerektiği gibi hissedemedim. Sadece kökleri kurumuş (kurmuş ne yahu?) bir ağaç gibi hissettim. Artık insanlarla değil yapılarla empati kurduğum için durum daha da korkunç. Kısacası ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Artı eksi bir his değil. Boş boş bakan ve soran bir his. Mana veremiyor filan. Kalanlar da dışarıdan fıstık filan atıyor. Onlara da boş boş bakmak. Zor zamanda "gelin". İyi misiniz? Nabizade Nazım Zehra kontenjanları verir. Böyle bir gelin yok. Bu resmen yabancı damatlıktır. Yanındaki akrabası da mare nostrumun tam ortasındandır. Trablusşam diyince Libya diyip diş gıcırdatmasını biraz bilir. Bu yaştan sonra kim yer kavramsal transseksüelliği.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder