Öyküler

27 Haziran 2016 Pazartesi

Schreber'e

Verilebilecek iki tepki vardı. Suçlamak ya da bugün yaptığımı yapmak. Bir üçüncü yol yoktu. Hezeyana kapılsaydım birinci tepkiyi verecektim. Aslında "kendine Müslüman" derler ya! Tam ondan, kendi geçmişimi onarma isteği. Şu an tarih dergileri coşmuş vaziyette. Kuşe kağıda 100 sayfalık tarih dergisi. Haftasında çıkıyor. Doğaya büyük zarar veriyor olmalıyım var olduğum için. Neyse. Öyle. Özlemiş olmak bir şeyi değiştirmiyor. Aslında adımlarım çok kısıtlı. Anarşinin cazibesi de cabası. Gerçekten çok yaşlıyım bazı şeylerin büyüsüne yeniden kapılmak için. Herkese söylenmiş bir söz. Yapmaya çalıştıkları belli. "Ama cinsel hayatları yok, ayrılsınlar." Daha önce de yaptılar. Annem de yapmıştı. Sonra da damat da damat diye gelmişti. O yüzden, yine kaybedecek olsam bile sonuna kadar böyle bir mücadele vereceğim. Yemiyorum yani bu "cinsel hayatları yok" muhabbetini. Onlar bir insanı mutsuz etmek dışında hayatın veçheleri olduğunu hatırlasın. Ondan sonra. Bakalım. Belki şansım yaver gider, belki gitmez. Bu akşam çok ümitsiz değilim.

Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder