Öyküler

17 Temmuz 2016 Pazar

bir de bu tarafından bakmaya çalışırsam

Septuaginta diyen adam Hesiodos'tan ve Homeros'tan kaçamaz. Şu üçgene ve artığı Helena'ya iyi bakmak isterim. Atreus, Agamemnon ve Menelaos. Bir baba, iki oğul, bir kız. Laneti neymiş anlamaya çalışıyoruz. Menelaos, Agamemnon'un eşzamanlı babası ve büyük biraderidir. Bitti. Lanet buymuş. Oysa Helena bu kitapta mecbur kalmadıkça geçen bir isim değil. Onun yerine Odysseus'tan ve paslanmış demir bir attan bahsediyoruz. At demişken Nestor diyoruz. Nestor demişken Anno Domini beşinci yüzyıla atlıyor Nestorius diyoruz. Helena Anno Domini dördüncü yüzyılda da yaşadı diyoruz. Kapı üstüne kapı oluyor, kapıları ve pencereleri açıyoruz. Ta ki Orgeneral Atreus Menelaos biyolojik kızının esenliği için (kendisi için) bir mesaj okuyana kadar... Ben Agamemnon, desem... Yalan olmaz. Helena'yı hiç sevmem. Atreus'tan tiksinirim, desem. Yine yalan olmaz. Fakat Menelaos çok karizma bir tiptir. Filioque ayrıştırsak Menelaos hiç kaçılası bir tip değildir de derim. Son cümle benim Agamemnon olmadığımı gösterir, ama beni Odysseus'un paslanmış demi atı olmaktan kurtarmadığı gibi beni bir de üstüne Nestor yapar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder