Öyküler

14 Temmuz 2016 Perşembe

Schreber'e

O kadar çok yazdım ki çoğu insanın eline geçmesi imkansız. Tek bildiğim bu bloğun iyi editörleri var. Takipteler. Bu takip de sosyal medya takibi gibi okuyucuyu yaygınlaştıran bir mıntıka değil. Kimsenin sabrı yetmez bu kadar İkonoklazm'a. Sen seversin İkonoklazm'ı. Tam Harun Reşid zamanları. Tam değil, ucundan biraz. Kronikçi Theophanes idi, adını da unutmamış olsam. Ama ben dedikodu yapacaktım. İkonoklazm başka bahara. III. Leo diyorum. Daha fazla bir şey dememe gerek kalmıyor. III. Leo ile Solon arasında anakronizme dayalı bir bağıntı kurma niyetim de yok. Bir ara Bizans temalı filmleri seyretmek lazım. Mil çeken çekene. Rastık çekerek Mahmure...

Yok. Ben dedikodu yapacaktım. Eski Ahit'te bu tip bir manyak Yom Kipur'un çözülmesinin sorumluluğu aile babasına kalıyormuş. Hakimlerde okudum. Baba, malum Lut Baba'ya dönmüş bu koşullarda. Lut Baba'yı Sodom ve Gomorrah'dan biliriz. Oysa bir de kendisinden biraz küçük bir "kızı" ve epey de geçkince bir öz kızı olan Lut Baba pasajlarını okumayı kimse sevmez. Lanetlidir çünkü. Anında damga. Damganın modeli bin yıl öncesinden bellidir. Halk da ezbere nasıl damgalayacağını bin yıl önceden bilir. Tekvin'de yazar. Lut'tu eminim. Başka bir baba değildir.

İşte böyle geçkince kızlarla yaşayan aile babasının savaşın en heyheyli zamanında herhangi damat bulup eve getirmesi ve en az üç gün ağırlaması gerekir. Zira bu hep böyle yapılmıştır. Damat kaçmak ister, babanın -kızının stokta patlamış olmasından müteessir ve müteessif- alçala alçala damada lütfen bir akşam daha kalın, biz sizi ağırlarız, demesi gerekir. Ta ki stokta kalmış kişi hayatın gerçeklerini kabul edip son çareye mecburen fit olana kadar. Kesin eşzamanlı Osmanlı taktiği. Zaten bu taktik uygulanmayınca saçmalığın da iyice abartmasıyla kız bunalıp ya Kırım Türk'üne ya zaten Alman olan mareşalin yeğenine kaçacak, kıyamet kopacak. O yüzyıllarda. Bir de ezbere Mehmed Rauf. Hiç sevmem!

Benim babam böyle bir durumda fiyatı aşağı çekip makul fiyata okutacağına sürekli daha çok ve daha çok hesabı yaptı (benimle bir alakası olmayan "liderliğin" de en büyük hatası: stokta kalmış mal ucuza okutulur, orada burada falı bakılmaz). Şimdi de damatları pısırık buluyor ve doğaya karşı geldikleri için onları -bir de beni- suçluyor. Oysa en az on sene önce okutması gerekiyordu. Aşırı eğitimin zararları. Aşırı eğitim de cehalet getirir oysa. Hybris. Standart. Babamı suçlamıyorum, Sadece tuhaf buluyorum. Manasızca çok çalışılmış. Gelecek adam da yedi sekiz adamdan biri. Maksimum iki yaş küçük minimum beş yaş büyük aralığında geçkin kızın ciğerini ezbere bildiği herhangi bir damat. Senin burada tek şansın, babamın evimize sen olmayan bir damat getirmemiş olması. Zaten belki de artık Soğuk Savaş dönemindeyiz (savaş çoktan bitti), belki de değiliz. Nedense ben de bir trajedi göremiyorum. Hayat ne kadar kolay olabilirmiş oysa. Sorun pısma sorunu değil ki! Sorun iyi niyetli biçimde birçok ama birçok insanın beyhude çok çalışmış olması.  En az 1993'ten beri. Gördün ya, Cenevre Sözleşmesini değil de Eski Ahit'i neden okuduğumu. Gördün tabii ki. Daha gerçekçi, daha pratik.

Sen de ayrı bir baba tipi oldun o ayrı. Junior Baba. Artık kendime İtalyan dedim diye şantaj yaparsın. Halbuki üç ethnos dört genos kimliği çıkardım. Queer Politbüro da mevcut zaten. Beni çok yoruyorlar doğrusu. Ben genelde üşengeç bir insanım. Çok üşengecim. Aynı şeyi karşıdan görünce yargılayamıyor insan. Babam da mikro-politika konuşmamakta o kadar ısrarlı ki! İpucu atacağım, onu bile atamıyorum. Bırak herkes vazgeçmiş olsun (su uyur düşman uyumaz) o da satamadık diye üzülsün. Sonum korkunç, ama ben de alışmaya çalışıyorum. Tam da masalların hakiki kız kurularını korkuttukları noktalarda ben de korkmaya başladım. Gerçekçi bir korku. (Yuh, iki dakika önce evli olduğunu söylemiştin!) İkisi de tutuyor. Ben napayım? İşte böyle böyle dedikodu yapıyor insan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder