Öyküler

19 Temmuz 2016 Salı

Şii kadınlar üzerine

Bir memleket 50 yıldır batık bir laikçilikle yürümüş olabilir. Bu laisizmin çürük olduğu anlamına gelmez. Sadece ve sadece kadınların doğru düzgün komşuculuk oynayamadığını (sebeplerden biri sindirme amaçlı üreyen aşırı eril dil) ve içlerinin dışlarının abes önyargılarla doldurulup fitne fesada bulandığı anlamına gelir. Doğusundan da baksanız "Batısından" da. Laisizm kadın bedeninin doğru topografyasını çizen coğrafyayı kurabilme erki anlamına gelir.

Bir kadın bir kadının örtünüp örtünmemesine karışamaz (abesle iştigal eder), ama nasıl örtündüğü ve nasıl başını açıkta bıraktığı ile ilgili yorum yapıp bir de bunun üzerinden etnolojik deneyler yapabilir. Ana dili Türkçe olan Şii kadınlar vardır. Eğitimli, örtülü ve anadili Türkçe, akabinde bu modaya uygun giyinen kadın demektir. Bu kadar. Örtünme biçimleri ve modaları kadına dair çok şeyler anlatır. Akraba yapılanmaları, fikirleri, hayata bakışı, gelecek planları ve en önemlisi ne tip erkeklerden hoşlandıkları. Türkiyeli Şii kadınları (Boşnak bile olabilir) eğitimli erkeklerden hoşlanır. Sadece. İyi bir eğitim almaları iyi eğitimli bir erkek arkadaş(lar) bulmalarına bağlıdır. Aslında biraz rahat bir sistemdir. İrtica başka bir şeydir. Batı sistemlerinde ise kadın bu konuda başıboş bırakılmış gibi görünebilir. Asla ve hiçbir sistemde başıboş bırakılmaz. Devlet biyoiktidardır.

Kadın vatandaşların bireysel acıları deşildiğinde "Batılı" (bazen de Romalı, Doğu ya da Batı Roma) yapılarla benzer yapılar karşılaşabilecektir. Saray dediğimiz şey, Solomon sonrası hanedanlık Doğu-Batı tanımaz, kan bağına dayalı ve bunu aşan akrabalık sistemlerine dayanır. Saray bu acıları yapısal olarak üretir. Gerici olan bir hanenin saçaklanarak tabiri caizse Süleyman sonrası sofrasına dönüşmesidir, bunun sınırını da laik olmak çizmez. Zaten laik olamazsınız ancak seküler olabilirsiniz. Laik denilen şey sadece ve sadece belli bir devlet yapısını imler. Kimse hangi inanıştan olursa olsun bir kadın olarak bir başka kadını ihtida etmeye kalkmayacaktır. Mantıksızdır. Sadece "Batı"ya fırlatıldığı için "Doğulu" komşularını iyi tanımaya ve anlamaya çalışacaktır. Özgürlük mücadelesi buna dairdir. Kazanımlar da öyle. Şii kadınları üzerine yazılacak çok şey var. Türlü coğrafyalar da dahil, özellikle mahlas sistemleri söz konusu olduğunda. O yüzden şimdilik bu kadar. Şii lafından ürkenler şimdilik kendine Nakşıbendi diyebilir. Bin tane tekkeye gerek yok, zaten her birinizin bedeni kendi sisteminizde bir tekke.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder